Kezban Korkmaz  "Türk Edebiyatı-Modernin Klasikleri"
(Türkische Literatur-Klassiker der Moderne)  isimli inceleme kitabının yazarı, Frankfurt'ta yaşayan Türkolog Beatrix Caner'in Türk edebiyatı hakkındaki görüşlerini aldı.





  beatrix2 Kopie.jpg (22991 Byte)






germany.gif (6523 Byte)Deutsch
ingiltere.gif (9679 Byte)Englisch
turkey5.gif (6597 Byte)Türkisch

Parçalanmanın Türk Romanına Yansıması
Adalet Ağaoğlu

Kezban Korkmaz: Kitabımızda Türk edebiyatma ışık tutuyorsunuz, gelişmeleri anlatırken de bir siyaset bilimcisinin titizliği ile politik gelişmelere dayalı incelemeler yapmışsınız. Sizce Türk edebiyatındaki gelişmeler siyasete paralel olarak mı gelişti? "Sanat toplum içindir" denibilir mi?

Türk edebiyatını tarihsel bir nedensellik içinde incelemek, yaygınlaşmış bir anlayıştı. Ben böyle bir nedensellik görmüyorum, ancak belli bağlantılar var. Bu soru biraz "tavuk-yumurta" hikayesi gibidir: Hangisi daha önce var, tavuk mu, yumurta mı? Olsa olsa paralel bir gelişme sözkonusudur. Unutmamalı ki, Tanzimat döneminde yazarların çoğu aynı zamanda sarayda da önemli bir görevdedir. Bu Şinasi ve Namık Kemal için bile geçerlidir. Ancak durumları değişince ya kendileri yurtdışına kaçıyor, ya sürgüne gönderiliyor. Bu dönemin yazarları ve şünürleri arasında birkaç kez sürgüne gönderilenler var, yine de döndüklerinde sarayda tekrar göreve alınırlar. Ancak tabii bu cezalandırma tutkunluğu üzücü bir şeydir. Nihayet Namık Kemal da çok genç yaşta sürgün kurbanı oluyor, 48 yaşında sürgünde ölüyor.
Benim bu kitapta yaptığım değişik değerlendirmeler ise başka noktalar ile de ilgilidir. Ben olayların akışından çok, sonuçlarına yeni yorumlar getirdim. Buna daha sonra somut bir ömek verebiliriz.
"Sanat toplum içindir" gibi söylemler ise beni rahatsız ediyor, çünkü imkanlarımızı kısıtlıyor. Aynca tarih boyunca yaşadığımız baskıcı sistemleri andırıyor. Çünkü "toplum" herkesin görüşüne göre değişik tanımlamalara uğrayabilir. Unutmayalım: Hitler "toplum" tarafından, bir çoğunluk tarafından hukuken seçilmişti. Ben daha çok şöyle düşünüyorum: Sanat insanların dışında yok. Ama ne kimin içindir, ona kimse kesin bir kural getiremez. Sanatçı herşeyden önce özgürdür, neyi kimin için yapıyorsa, o onun bileceği şeydir. Kim neyi sanat olarak kabul ediyor, o da kurallarla belirlenemez. Biri için dantel sanattır, biri için soyut resim, biri için çizgi film, biri için şiir, biri için de arabesk. Zaten bu deyişin diğer boyutu da rahatsız edicidir bence, "sanat sanat içindir". Bu ne demek ki? Sonra hiç başka olanak yok mu? Sanat birey içindir, insan içindir, dünya içindir, yaşam içindir, vs. Bence sonsuz olanak var. Aynca herşeyin de bir amacı olması şart değil bence. 

pfeilgeri.gif (265 Byte)pfeilileri.gif (259 Byte)

beatrixkitap Kopie.jpg (43676 Byte)

Beatrix Caner

Türkische Literatur

Klassiker der Moderne

Georg Olms Verlag

Hildesheim Zürich New York

1998

432 Seiten 88,00 DM

Zu Beziehen bei:

Mesut Caner Bücherversand

Trümpertstr. 1

60489 Frankfurt a. M.

Tel. / Fax: 069 - 7892805