
Deutsch
Englisch
Türkisch
Parçalanmanın Türk Romanına Yansıması
Adalet Ağaoğlu |
Kezban Korkmaz: Kitabımızda Türk edebiyatma ışık tutuyorsunuz, gelişmeleri anlatırken de bir siyaset
bilimcisinin titizliği ile politik gelişmelere dayalı incelemeler yapmışsınız. Sizce Türk edebiyatındaki gelişmeler
siyasete paralel olarak mı gelişti? "Sanat toplum
içindir" denibilir mi?
Türk edebiyatını tarihsel bir nedensellik
içinde incelemek, yaygınlaşmış bir anlayıştı. Ben böyle bir nedensellik
görmüyorum, ancak belli bağlantılar var. Bu soru biraz "tavuk-yumurta"
hikayesi gibidir: Hangisi daha önce var, tavuk mu, yumurta mı? Olsa olsa paralel bir
gelişme sözkonusudur. Unutmamalı ki, Tanzimat döneminde yazarların çoğu aynı
zamanda sarayda da önemli bir görevdedir. Bu Şinasi ve Namık Kemal için bile
geçerlidir. Ancak durumları değişince ya kendileri yurtdışına kaçıyor, ya
sürgüne gönderiliyor. Bu dönemin yazarları ve düşünürleri arasında birkaç kez sürgüne gönderilenler var,
yine de döndüklerinde sarayda tekrar göreve alınırlar. Ancak tabii bu cezalandırma
tutkunluğu üzücü bir şeydir. Nihayet Namık Kemal da çok genç yaşta sürgün
kurbanı oluyor, 48 yaşında sürgünde ölüyor.
Benim bu kitapta yaptığım değişik değerlendirmeler ise başka noktalar ile de
ilgilidir. Ben olayların akışından çok, sonuçlarına yeni yorumlar getirdim. Buna
daha sonra somut bir ömek verebiliriz.
"Sanat toplum içindir" gibi söylemler ise beni rahatsız ediyor, çünkü
imkanlarımızı kısıtlıyor. Aynca tarih boyunca yaşadığımız baskıcı sistemleri
andırıyor. Çünkü "toplum" herkesin görüşüne göre değişik
tanımlamalara uğrayabilir. Unutmayalım: Hitler "toplum" tarafından, bir
çoğunluk tarafından hukuken seçilmişti. Ben daha çok şöyle düşünüyorum: Sanat
insanların dışında yok. Ama ne kimin içindir, ona kimse kesin bir kural getiremez.
Sanatçı herşeyden önce özgürdür, neyi kimin için yapıyorsa, o onun bileceği
şeydir. Kim neyi sanat olarak kabul ediyor, o da kurallarla belirlenemez. Biri için
dantel sanattır, biri için soyut resim, biri için çizgi film, biri için şiir, biri
için de arabesk. Zaten bu deyişin diğer boyutu da rahatsız edicidir bence, "sanat
sanat içindir". Bu ne demek ki? Sonra hiç başka olanak yok mu? Sanat birey
içindir, insan içindir, dünya içindir, yaşam içindir, vs. Bence sonsuz olanak var.
Aynca herşeyin de bir amacı olması şart değil bence.
 
|
|

Beatrix Caner |
Türkische Literatur |
Klassiker der Moderne |
Georg Olms Verlag |
Hildesheim Zürich New York |
1998 |
432 Seiten 88,00 DM |
Zu Beziehen bei: |
Mesut Caner Bücherversand |
Trümpertstr. 1 |
60489 Frankfurt a. M. |
Tel. / Fax: 069 - 7892805 |
|