trd-onlinelogo2.jpg (2676 Byte)

Diyalog Tiyatro Festivali Berlin

Diyalog, 1983´den beri Berlin’de birçok kültür ve sanat projeleri çerçevesinde etkinlik gösteren bir kuruluştur. Önceleri kendi tiyatro ekibiyle, sonraları ise daha çok sahne sanatları, edebiyat ve müzik alanında yaptığı organizasyonlarla farklı kökenlerden insanların Berlin’de birlikte sanat üretmesini sağlamak amacıyla çok kültürlü bir içerik sunan ve ayrıca kültürlerarası sanat etkinliklerin gerçekleşmesine ön ayak olan bir projedir.

Diyalog, 1984 –1995 yılları arası toplam 12 oyun sahneledi. 80` li yılların başında Türk kültürü sadece folklör, göbek dansı ve video filmleri ile yaygındı. Buna alternatif olarak, Diyalog oyunlarında Almanya´da yaşayan azınlıkların sorunlarını sahneye taşıyıp, kendi kültürlerinin en önemli ögelerinden biri olan tiyatronun yaygınlaşmasını ve sanatseverlerin çoğalmasını sağladı. Gururla söylenebilir ki; Berlin´de şuan tiyatro yapan sanatçıların birçoğu Diyalog´la herhangi bir şekilde ilişkisi olan insanlardır. Diyalog ekibinin amacı sırf sahnede değil yaşadığı toplumda da kültürel olarak aktif rol almak ve dışlanmayı önlemekti. Tiyatro bunun için iyi bir araçtı.

Diyalog’un tiyatro geçmişi nedeniyle uygulama alanında kazanılan on yıllık deneyim ve bu sürecin en onemli sonucu seyircisiyle olan ilişkisi; 1995 yılında büyük bir tiyatro festivalinin oluşmasını sağlamıştır. İlk festivalde elde edilen büyük başarı, Diyalog’a bu tür bir festivalin Berlin için bir ihtiyaç olduğunu göstermiştir. Bu -bir anlamda beklenmedik ama heyecan veren- gelişim, “Diyalog Tiyatro Festivali”nin düzenli olarak gerçekleştirilmesine karar verilmesine neden oldu. Seyirci desteğinin yanı sıra; festivalin sürekliliği Berlin Kültür Senato’sunun, Kreuzberg Belediyesi´nin, Kreuzberg Sanat Dairesi’nin ve özellikle Naunyn Caddesi’nde festivale mekan olan “Ballhaus” Sahnesi’nin maddi ve manevi katkılarıyla sağlanmaktadır.

1995 yılından beri her yılın Ekim (Kasım) ayında düzenlenen ve her yıl biraz daha içeriğini zenginleştiren bu yıl onbirincisi düzenlenecek olan “Diyalog Tiyatro Festivali”, Berlin’in çok kültürlü yaşamı tarafından benimsenmiş ve Berlin’de yaşayan bir çok ulus ve kültürden gelen göçmenlerin vazgeçilmez, ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu benimseme azınlık gruplarının yanısıra Berlin´de bulunan bazı yabancı ülke Kültür Ataşe ve Konsoloslukları tarafından da maddi ve manevi destek almaya başlamıştır. Buna örnek olarak Berlin Japonya Konsolosluğu, İtalyan Kültür Enstitüsü, Berlin Hollanda Büyükelçiliği ile yapılan ortak çalışmalar gösterilebilir. Aynı ülkelerin Konsolos ve üst düzey saygın insanları “Diyalog Tiyatro Festivali”nin açılışına katılıp ortak çalışmaktan duydukları memnuniyeti dile getirmişlerdir.

Etkinliklerin büyük bir kısmına gösterilen olağanüstü talep, Berlin’deki yerel basın kadar uluslararası medyanın yoğun ilgisini çekmiştir.

Festivalin kültürel zenginliğinin bir başka boyutunu, festival katılımcılarının ve seyircisinin farklı dilleri ve özellikle de iki dil birden kullanımlarında izlenmektedir. “Diyalog Tiyatro Festivali”nde Almanca, Türkçe, Farsça, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce ya da bir kaç dilin karışımı kendi seyircisini yaratan dillerle yapılan gösteriler bulmak mümkün. Festival içerik açısından da zengin bir yelpaze sunmakta: Gençlik tiyatrosu, dans tiyatrosu, geleneksel tiyatro gösterilerinin yanı sıra; sergiler, okumalar, paneller, geleneksel ve çağdaş müzik konserleri festivalde yer almakta. Katılımcılar ağırlıklı olarak Berlin’de yaşayan ve üreten göçmen sanatçılar.

Diyalog’un en temel kuruluş ilkelerinden biri ise Türkiye ile Almanya arasında bir kültür köprüsü oluşturmak, Türk kültürünü layık olduğu bir şekilde Almanya´da tanıtmak ve ülkeler arasındaki kültür alış verişini yaygınlaştırmaktır. Bunu yaparken amaç magazin ve yüzeysel sanattan ziyade otantik ve Anadolu´ya özgü sanat ve sanatçıları diğer kültürlere tanıtmaktır. Bunun en somut örneğini, Diyalog´un yaptığı festivallere Türkiye´den davet ettiği sanat eserleri ve gruplarda görürüz. Bazı örnekler; Timur Selçuk, Genco Erkal, Selçuk Yöntem, Erol Günaydın, Tilbe Saran, Cüneyt Türel, Halit Akçatepe, Ali Poyrazoğlu, Müşfik Kenter, Uğur Yücel, Güngör Dilmen, Semiha Berksoy, Erkin Koray, Moğollar Müzik Grubu, Yeni Türkü, Duman Müzik Grubu. Diyalog ayrıca İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları, Devlet Tiyatroları, 5. Sokak Tiyatrosu, Tiyatro Oyunevi, Akbank Sanat Merkezi gibi tiyatrolarla da ortak çalışmaktadır.

“Diyalog Tiyatro Festivali”ne mekan olan Ballhaus’un seyirci kapasitesi oturarak 200 ayakta 400’dür. Festivali ise, her yıl ortalama 5000 kişi izlemektedir. Gösterilerin seyirci sayısı ve dağılımı her gösterinin ya da etkinliğin özelliğine göre değişmekte. Almanca gerçekleşen etkinlikler ya da konserler en çok talep alan etkinlikler olmakta.
Ancak festivalin bir başka önemli sorumluluğu da, yurtdışında eğitim görmüş ve uluslararası platformda sahne alan Türk / Türk kökenli sanatçıları yeniden Türk seyircisiyle buluşturmak ve eserlerini seyirciye tanıtmak.

“Diyalog Tiyatro Festivali”nin 2006 yılınındaki hedefi, öncelikle Berlin’de yaşayan göçmen sanatçıların ve sanat topluluklarının çalışmalarını festivalde sergileyerek geniş bir seyirci kitlesine ulaştırmak olacaktır. Ayrıca, Berlin’de yaşayan bu sanatçıların ve sanatseverlerin, geldikleri / göçtükleri ülkelerde sanatçıların ürettikleri eserlerini takip etme olanağı sağlamak ise bir diğer amacıdır. Bu nedenle festival, ülkesinde haklı bir üne kavuşmuş, uluslararası bağlamda geniş kitlelere hitap eden bir sanat dili yakalamış değerli sanatçıları,
ve gelecek vadeden çarpıcı işleriyle tanınan genç sanatçıları Berlin’li sanatçılarla bir araya getirmektedir .

“Diyalog Tiyatro Festivali”, diğer uluslararası organizasyonlarda ve tanıtımlarda olduğu gibi profesyonel bir organizasyon ve teknik destek ile sadece birbirini izleyen gösteriler sunmaktan öte; tiyatro ve kültür ile ilgilenenlere çok yönlü bir iletişim alanı yaratmayı hedef belirlemiştir. Açılış etkinliği ve kapanış partisi bu amaca hizmet etmesinin yanında, tiyatro festivali boyunca mekan olarak kullanılan Naunynstrasse- Ballhaus Salonu’nunu festival sonrasında da sanatçılara bir buluşma merkezi olarak önerilmektedir. Program


Feridun Zaimoglu liest  "Leyla"
Feridun Zaimoglu, geboren 1964 im anatolischen Bolu, lebt seit 35 Jahren in Deutschland. Er studierte Kunst und Humanmedizin in Kiel, wo er seither als Schriftsteller, Drehbuchautor und Journalist arbeitet. Er war Kolumnist für das Zeit-Magazin und schreibt für die Welt, die Frankfurter Rundschau, Die Zeit und die FAZ.
2002 erhielt er den Hebbel-Preis, 2003 den Preis der Jury beim Bachmann-Wettbewerb in Klagenfurt und 2004 den Adelbert-von-Chamisso-Preis. Im Jahr 2005 war er Stipendiat der Villa Massimo in Rom. Im selben Jahr erhielt er den Hugo-Ball-Preis.

Eine Familiensaga aus dem Herzen des Orients
Eine anatolische Kleinstadt in den fünfziger Jahren. Hier wächst Leyla als jüngstes von fünf Geschwistern auf, im engen Kreis der Familie und der Nachbarschaft, und hegt einen großen Wunsch: Sie will dieser Welt entkommen. Feridun Zaimoglu wendet den Blick zurück auf das Land, aus dem er mit seinen Eltern kam. Ein Land, erstarrt im Kalten Krieg, in dem ein strenger Glaube den Alltag durchdringt, die Familien dem Vater unterstehen, den Frauen ein bescheidener Platz zugewiesen ist ­ und in dem all das ins Wanken gerät. 
Er lässt die heranwachsende Leyla ihren Alltag erzählen, von den Vormittagen in der Schule, den Nachmittagen im Kreise der Schwestern, die an ihrer Mitgift sticken, und dem Leben in der Kleinstadt, in der Armut herrscht und jeder sein bescheidenes Auskommen sucht. Leylas Vater hat keinen Erfolg, verliert seine Anstellung als Bahnbeamter und schlägt sich mit immer windigeren Geschäften durch. Die Brüder gehen ihrer Wege, rebellieren gegen den Vater, die Schwestern warten auf den Mann, der für sie ausgesucht wird, und hoffen auf die große Liebe. Leyla erobert sich kleine Freiheiten, die sie wieder verliert, als sie zur Frau wird. Und sie kommt einem dunklen Familiengeheimnis auf die Spur. Erst der Umzug der Familie nach Istanbul eröffnet neue Möglichkeiten: Leyla lernt einen Mann kennen und verliebt sich, doch die beiden haben keine Zukunft in der Türkei.
Mit epischer Kraft und einer sinnenfrohen, farbenprächtigen und archaischen Sprache erzählt Feridun Zaimoglu vom Erwachsenwerden eines Mädchens, dem Zerfall einer Familie und von einer fremden Welt, aus der sich viele als Gastarbeiter nach Deutschland aufmachten.

Die Türkische Bibliothek

Die Bibliothek: Die Türkische Bibliothek präsentiert Meilensteine der türkischen Literatur von 1900 bis in die unmittelbare Gegenwart. Sie soll der deutschsprachigen Leserschaft helfen, tiefer in die geistige Welt der heutigen Türkei einzudringen.

Ob Roman, Autobiografie, lebendige traditionelle Erzählstoffe, moderne Kurzgeschichten, Gedichte, literarische und kulturgeschichtliche Essays – alle Texte werden repräsentativ ausge­wählt und zum ersten Mal ins Deutsche übersetzt. Das Schwergewicht liegt dabei auf jenen Autorinnen und Autoren, die trotz ihrer Bedeutung der deutschsprachigen Leserschaft noch nie zugänglich gemacht wurden.
Die Spannweite der ausgewählten Texte reicht von bereits klassischen Romanen des 20. Jahr­hunderts, die ihren festen Platz in der Literaturgeschichte haben,  bis hin zu Werken der jüngsten Generation tür­kischer Autorinnen und Autoren. Alle treffen sie den Nerv ihrer Zeit und zeigen die literarische Vielfalt und einen faszinierenden Reichtum der Lebensformen und Anschauungen.
Darüber hinaus dokumentieren die Werke am Beispiel der Literatur, wie radikal sich die Türkei seit der Öffnung nach Europa, vor allem seit Gründung der Republik (1923), von den erstarrten Formen und Konventionen der osmanischen Traditionen gelöst hat. Das kreative Spannungsverhältnis zwischen anatolischen Kulturelementen und westlichen Denkrichtungen und literarischen Strömungen hat viele Meisterwerke hervorgebracht, die noch zu entdecken sind.

Eine reichhaltige Internet-Dokumentation auf www.tuerkische-bibliothek.de stellt Leserinnen und Lesern weiterführende Informationen zu Büchern, Autoren und Themen der Türkischen Bibliothek bereit.


Geschenktip 
nazimcd.jpg (5194 Byte)Nazım Hikmet - Zum 100. Geburtstag Deutsch-Türkisch
eine einzigartige CD. Nazıms Lyrik in Deutsch, Sprecher: Erich Schaffner. ausgewählte Türkish Songs von Sümeyra.
Almanca ve Türkçe şiirler. Tiyatro sanatçısı Erich Schaffner'ın duyarlı yorumuyla Nazım Hikmet'ten seçme şiirler. Sümeyra'dan seçme türküler. Kapağından içindeki şiir ve türkü sözleri kitapçığına kadar iki dilde, benzersiz bir CD. Dostlara verilebilecek en güzel hediye. 1 CD posta ücreti dahil: 12 Euro. Bestellung:

 

sumeyra.JPG (5655 Byte)CD Sümeyra-Türkü: Türkülerimizin kadife sesli, duyarlı yorumcusu Sümeyra'nın Allı Turnam ve Kadınlarımızın Yüzleri adlı iki türkü albümünü biraraya getiren CD'de Pir Sultan'ın dizelerinden Ruhi Su'nun dizelerine kadar 21 türkü bulunuyor. Sipariş
Kadife sesli bir türkücü
Ustası öldüğünde 5 yıldır sürgünde bulunan ve ondan sonra 5 yıl daha yaşayan Sümeyra Çakır, halk müziğinin klasikleri arasında yer alan sanatçılardan. 25 Mayıs l946'da Edirne'de doğan Sümeyra, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde mimarlık öğrenimini  sürdürürken İstanbul Belediye Konservatuarı’nda klasik batı müziği eğitimine başladı, iki yıl sonra da Ruhi Su'yu tanıdı. devam


Sözlük sitesi

Didaktik amaçlarına göre tekdilli ve ikidilli (kimi zaman çokdilli) diye ayrılan sözlükler çeviri araçlarıdır. Bu sözlükler arasındaki dil sözlükleriyle (sözcük sözlükleri de denir) ansiklopedik sözlükler birbirinden ayrılır. Birinci türden sözlükler sözcük üstüne bilgi verir; söyleniş biçimi, tarihi (kökenbilimi ve tarihlemeleri), hangi dil düzeyinde yer aldığı, tanımı, söylemdeki kullanımları )sözlükçünün uydurduğu ya da edebiyattan aktardığı örnekler). İkinci türden sözlükler özel adları da ele alırlar ve cins adları için de tanıma sözcüklerle anlatılan kavrama ilişkin daha ayrıntılı betimlemeler ekler. Genel sözcüklerin yanı sıra uzmanlık sözlükleri de çok çeşitli alanlara ilişkin olabilir; dilsel amaçlı (eşadlılık sözlüğü, örneksemeli sözlük, kökenbilim sözlüğü vb.) ya da belli bir sanat dalına, bilime ya da tekniğe (psikoloji, bilişim, sinema, edebiyat vb.) ilişkin olarak ansiklopedik sözlük diye nitelendirilir. Günümüzde çok sayıda hem genel, hem de özel nitelikli sözlükler üretilmektedir. Bu durum hem pedagojik gereksinimlerden, hem de bilim ve teknik alanlarındaki giderek artan karmaşıklık ve uzmanlaşmadan kaynaklanmaktadır. Uluslararası bilgisayar ağı Internet'te de çok sayıda dilsel amaçlı sözlük ile ansiklopedik sözlük yer almaktadır. Bu sözlükleri Almanca deyimiyle "Online Wörterbücher" şeklinde tanımlamak mümkündür. İnternet'te herkesin kullanımına açık dilsel amaçlı sözlükleri ve ansiklopedik sözlükleri biraraya getirdik. Bu adresten adresinden Türkçe ve Almanca sözlüklere ulaşabilirsiniz.


Anzeige


Merhaba - Herzlich Willkommen
Unsere Yayla (Sommerweide) erblüht zu jeder Jahreszeit durch traditionelles Kunsthandwerk, das Gegensätze zwischen Morgenland und Abendland stilvoll vereint.  Neben Aladins Schuhen finden Sie hier auch Kelims, Keramik, Kacheln, Lampen und viele orientalische Kostbarkeiten.
Es gibt viel zu sehen, viel zu erfahren.
Und für ein Gespräch und einen türkischen Tee ist immer Zeit.
Kunsthandwerk aus Anatolien
Groß- und Einzelhandel
Inhaber : Sarper Kara
Georg-Treser-Str. 34 - 60599 Frankfurt a.M.
Telefon : 069 - 700 190 oder 069 - 962 486 - 92
Telefax : 069 - 962 486 - 93
Handy: 0172 - 6726483
email : info@yayla.info
Internet: http://www.yayla.info


 Artık kendi işinin patronu olmak isteyenlerin, 
girişimcilikle ilgili bilgiler arayanların İnternet'te yeni bir adresi var:

Besuchen Sie unsere andere Web-Angebote:

http://www.eucon.info
http://www.trd-online.net/
http://www.etkinliktakvimi.de/
http://www.atgb.info

 Diese Web-Site wird erstellt von
Fahri Erfiliz


Willkommen im 1&1 ProfiSeller-Shop von Fahri Erfiliz.
Hier finden Sie tolle Produkte, mit denen Sie die Möglichkeiten des Internets voll ausnutzen können. Nehmen Sie Platz in der FirstClass des Internets und stöbern Sie in den 1&1-Shops.
Viel Spaß wünscht Fahri Erfiliz